
“De ki: Duanız olmasa Rabbim sizi ne diye değer versin?” Furkan/77
“Hiçbir ulus, duayı terkettiği için olduğu kadar, kendini ölüme hazırlamamış, çöküş ve alçalmaya maruz kalmamıştır.” Alexis Carrel
-Duanın müstecap olduğu vakitlerde muhakkak dua etmek adabtandır.
Bu vakitler seher vakti, Cuma günü, Ramazan ve Arefe günleri ve namazlardan sonradır.Her zaman dua edilebilir, ancak bu gibi vakitlerin fazileti vardır.
-Ezandan sonra ikametle namaz arasında, namaz sonrasında, secde anlarında dua etmek.
-Kıbleye yönelmek.
-Helal lokma ve helal elbiseye dikkat etmek.
-Tevazuya dikkat etmek.
-Bir kimsenin bizde hakkı varsa helalleşmek.
-Elleri omuzlar hizasına kaldırmak.
-Önemli noktaları, vurgulamak istediği kısımları üç kez tekrar etmek.
-Kafiyeli sözlere, süslü lafızlara itibar etmemek, meyletmemek.
-Meşru şeyler istemek.
-Duaya başlarken tevbe-istiğfarı, Cenab-ı Hakka hamdı, Peygamber Efendimize salat-u selamı ihmal etmemek.
-Ne çok yüksek sesle ne de kalben dua etmek. Hafif sesle ilticada bulunmak.
-Ettiğimiz duanın kabulünden şüphe etmemek.
-İstenilen şeyin zuhurunda acele etmeyip “duam kabul olunmadı” diye ye’se düşmemek. Bizler dua etmekle mükellefiz.
-Ölünceye kadar Allah-u Teala Hazretlerinin dergahına arzı ihtiyaç etmek.
En önemli dua edeblerinden birisi de duayı bir ibadet olduğu anlayışı içerisinde yapmaktır.Allah’a kulluk ve o emrettiği için dua ettiğini bilmek ve bu düşünce içerisinde Allah’a el açabilmektir.Duayı bir amel haline getirebilmektir.
Kalpte ilahi korku,gözlerde yaş olacak
Ma’rifet o ki sana Melek sırdaş olacak
Mayıs 27, 2009 at 12:09 pm
allah razı olsun hepinizden tüm müslümanlar ve insanlık alemi için dua edelim inşallah